18. Bilgisayar Destekli Mühendislik ve Sistem Modelleme Konferansı

Otomotiv Elektroniği

-Savunma Sanayimizden Teknoloji Transferi-

7 Mayıs 2014 - İSTANBUL
The Green Park Pendik Hotel, İstanbul

Türk otomotiv sanayinin, üretim teknolojileri ve ürün kalitesi açısından dünyanın önde gelen otomotiv ülkelerinin düzeyinde olduğunu gururla söyleyebiliriz. Tedarik sanayimizin Co-Design yeteneğinin ise, devletin sağladığı Ar-Ge teşvikleri,  Ar-Ge Merkezlerinin yaygınlaşması ve otomotiv ana firmalarının bu yöndeki zorlayıcı talepleri ile her geçen gün gelişmekte olduğunu gözlemlemekteyiz.

Dünyanın önde gelen otomotiv şirketlerinin beyanlarına göre, sadece 5-6 yıl  sonra otonom giden "akıllı" araçlar kara yollarında  yerlerini alacaktır. Otomotiv yan sanayi açısından alınması gereken mesaj, Otomotiv Sensörleri, Otomotiv Radarları, Navigasyon Sistemleri, Gömülü Yazılımlar, Gece Görüş Sistemleri, v.b. geliştiren ve üreten şirketlerimizin ortaya çıkması için gerekli ticari ekosistemin acilen oluşturulmasıdır.

Günümüzde, bir otomobilin maliyetinin % 40'ı elektrik-elektronik ve gömülü yazılımlardan oluşmaktadır. Bu oran hibrit araçlarda % 50'nin üstüne çıkmakta olup, 2020 yıllarında ise % 70'lere tırmanması öngörülmektedir.

Büyük çoğunluğu uluslararası şirketlerden oluşan Türk otomotiv ana sanayi bu gelişmeler çerçevesinde elbette yeni ürünlerle Türkiye'de ve uluslararası piyasalarda yerini alacaktır. Bunun tam tersine, büyük çoğunluğu yerli  sermayeli olan yan sanayimiz için ise alınması gereken acil tedbirler vardır. Taşıt Araçları Yan Sanayicileri Derneği olan TAYSAD'a üye olan 330 şirket mevcut olup, bu şirketlerden yerli sermayeli olanlarının % 90 'ından fazlası bugün itibariyle sadece mekanik ürünler imal etmektedir. Bu şirketlerin acilen parça üretiminden sistem üretimine geçiş yapması ve bunu yaparken ürettiği sisteme elektronik ve gömülü yazılım katarak "akıllı" sistemler geliştiren ve üreten bir şirkete dönüşmesi bir seçenek olmaktan çıkmış, son teknolojik gelişmelerle bir zorunluluk haline gelmiştir.

Son on yılda baş döndürücü bir gelişme grafiği sergileyen savunma sanayimize ve bu sanayimizi planlayan ve yönlendiren Savunma Sanayi Müsteşarlığı’ mıza  da önemli görevler düşmektedir. Savunma sanayimizin öne çıkan özelliği, kritik teknolojileri milli imkanlarla geliştirmesi ve üretmesidir. "Nedir bu kritik teknolojiler?" diye sorduğumuzda karşımıza sensörler, radarlar, navigasyon sistemleri, gömülü yazılımlar, çip tasarım ve üretimi, MEMS, gece görüş sistemleri, kompozit malzemeler v.b. çıkmaktadır. Bunlar ise neredeyse bire bir otomotiv yan sanayimizin zayıf ve eksik kaldığı alanlarla örtüşmektedir. Bu olgu, ülkemiz için çok büyük bir fırsattır. Bu fırsatı doğru kullanabilirsek hem savunma sanayimiz sivil sektörlere kayarak daha sürdürülebilir duruma gelecek, hem de otomotiv yan sanayimiz bir teknolojik atılım yaparak bir "sıçrama" yı başaracaktır. Ülkemiz ise böylece, katma değeri yüksek ürünlerle dengeli bir ekonomik büyümeyi garanti altına alacaktır.

Dr. Tarık Öğüt
Yönetim Kurulu Başkanı
FİGES A.Ş.

Not: Bu konferans  OSD, TAYSAD ve SASAD dernekleri ve Savunma Sanayii Müsteşarlığı  tarafından desteklenmektedir.